HATIRLAMA

Kızıltepe, Mardin, Mezopotamya'nın kalbinde

00:55, 27 Ekim 2021

Hatırlamalı insan, hatırlamalıyız. Zihnimizin toz tutmuş raflarında sıra sıra dizdiğimiz anılar defterinde birikmiş tüm anlarımızı ve o anların ruhumuza zerk ettiği tüm duygularımızı hatırlamalıyız elbette. Sareban'ın ve Navai'nin kollarında büyüttüğü o ulvi aşkımın tazeliğinde kurutmuş olduğum o hislerimin her bir zerresini güneşe niyetle yüreğimin her bir teline yeniden serdim. Ben en çok da eline tutunup da seninle Meşhed'te İmam Rıza'nın sofrasında; İsfahan'ın, Kaşan'ın sokaklarında,  Beheşti Zehra'nın mezar taşlarında, Gri şehir'de Molla Sadra'nın  Hikmet'inde; Hafız'ın badesinde, Baba Tahir'in 'her çi canan pesendet' zikrinde, Şehriyar'ın Heyder Baba'sındaki esintilerde, Sadi'nin Bostan'ıdan akan serin ve tatlı pınarlarında gözümü gönlümü yıkamayı diledim Allah'tan. Nice geceler ve gündüzleri içime katarak gözlerimi kapadım ve hayal ettim. Ben kim bilir kaç kez okulunun kapısında seni bekledim. Kaç kez seninle yemek yedim, gözlerinin içine ve gülüşüne dalarak çayımı yudumladım.Ah! Kaşki bilsen  bu Şair yüreğinde heyuladan ne fidanlar yetiştirdi. Kaç ağaç içinde meyveye durdu. Kaç taş yontuldu da içinde umuttan, aşktan ve hayalden heykel oldu. Ve düş defterimi karıştırıp tüm bunları ve daha fazlasını her hatırlayışımda kalbim hala ilk günkü gibi yerinden fırlıyor!

Benim sorunum ne biliyor musun? Benim sorunum duygularıma iyi bir muhafız olamamak. Gözümden sakındığım o pak ve leziz duygularımı hakkını vererek koruyamamak. Onların bir çırpıda bir balığın elden kayışı gibi kayıp gitmesine engel olamamak. Çünkü ehil değilim. Çünkü buna liyakatim yok. Çünkü ben daha çocuğum, büyümedim. Çünkü en ufak bir rüzgarda ellerimle özenle yetiştirdiğim çiçeklerimin solmasına mani olabilecek kadar iyi bir bahçıvan değilim. Çünkü zayıfım, acizim. Çünkü henüz o mertebeye erişemedim. Göğüs kafesimin içinde o dağ gibi adamlarınkinin aynısından dağ gibi imandan yoksunum. Çünkü sabırsızım. Çünkü henüz anlayamadım ki zorluklar, insanı çileden çıkaracak derecede absürt de olsa acılar ve güçlükler duyguları ezecek kudretten yoksun ki ezememeli de.  Çünkü... O kadar çünkü var ki yazsam bir, ta şu bulunduğum yerden sana kadar zincir olur. 

Hayır, öyle daldan dala konan kuş değilim. Hevaskar ve şivekar da değilim. Öyle esip geçen fırtına, bir an gürleyip dinen gök gürültüsü de değilim. Ben ne ikindi yağmuru gibi gür ve kısa, ne mart güneşi kadar yalancı ve sahtekarım. Ben belki de sadece unutkanım. Ben sadece bir çok şeyi aynı anda yapamayacak kadar aciz ama bunun farkında olmayıp da yapmaya iştahlı olacak kadar da cahil bir cüretkarım. Ya meraklarıma ne demeli? Meraklarımın da inan bana içi hep boş. Çürük cevizin içi kadar boş. Sadece oyalanma. Sadece ne yapacağını bilememe. Sadece istikametsizlik. Kestirmeden gaflet de diyebiliriz pekala buna. Bulunduğu limanı unutup rotasını hatırlamayan gemi kaptanı geminin yönünü her limana çevirir ya hani ve de hiçbir limana varamaz bir türlü işte ben o kaptanım. Aslında kaptanımız içten içe iyi birisidir de. Garip olan da zaten budur. Kaptanımız çok güzel yol bilir. Çok güzel uz gider. Çok güzel yük taşır. Yanına aldığı tayfasını başına tac eder. Ama nedeni bilinmez kaptanın bir gaflet hastalığı vardır. Arada nükseder ve her şeyi unutur. Kendine gelmesi de öyle kolay değildir. Aslında arada kendine gelir gibi olur ama bir türlü o çıkmazdan çıkamaz. Adı üstünde: Çıkmaz...

Hasılı sevgilim, kalbimde inandığım tek bir gerçek var ki o da seni çok sevdiğimdir ve de değer verdiğimdir. Hallerimden sual edecek olursan eğer inan bana heybemde sana verebilecek benim de bir cevabım yoktur. Seni kırdım, evet. Seni üzdüm, evet. Seni incittim, evet. Seni bir çok şey ettim, evet. Düzeltmek. Otlarla değil belki ama kalbimle iyileştirebilirim. Hatırlamak zor olmasa gerek ucundan bir çıtlatsan. Sana dair olanı hele. 

Yaz bana, gözlerinden en eski duygularımla öpüyorum sevgilim. 


Yorumlar

Popüler Yayınlar