KOCAMA

Ulucami, Diyarbekir

15:08, 22 Ekim 2021

Hemen ön yanımda, ötemdeki safta namaza duran elden ayaktan düşeyazmış ihtiyar bir adamın namazını düşünüyorum. Alnını her secdeden kaldırışında ve yeniden kıyama durmayı isteyişinde titreyip duran iki eliyle önce yeri yokluyor sonra kocamış bedenini dizlerine yüklenerek ayağa kaldırıyor. Bu kocamış ihtiyar adam beni yaşadığım bu anın tüm debdebesinden bir anlığına sıyırıyor ve kendi kocamışlığımın kollarına sığınıyorum. Allah! O yaratıcı ve kuşatıcı kudretin huzurunda tüm acziyetiyle huşu ve huzur içinde duran ihtiyarın suretine bürünüyor kalbim. Ben ki bedenimin içine sığmayan ruhumla o kabın içine sığıveriyorum bir anda. Bu hal bende vefa, acz ve reca duygusunu çağrıştırıyor. Teslim olmanın zirve noktası...  Verene verdiğiyle ram olma anı. Emaneti iade ve icareye şükür hissiyle doluşan kalbimin sahibine teslim oldum!

Sevgili, bir haylidir vakitlice kendimi bulup da sana bir şeyler yazamadım. Zannımca bu süre üç ayı aştı. Malum ve kalbimde menfur o hadiselerden sonra utancımdan elimi kaleme atma cesareti bulamadım kendimde. Oysa şimdi tüm hatalarımız ve azgınlıklarımızla bizi huzuruna kabul etme büyüklüğü gösteren sahibimin huzurunda sanki her şeyi telafi edebileceğim gücünü buluyorum kendimde. Değil mi ki insan düz bir çizgi üzerinde seyir halinde değildir? O halde bu kaçış ve yılma ne diye?

Sevgilim! O gün kulağına fısıldadıklarımın bir düş, bir hayal veya temenniden ibaret olagelmediğine seni tüm yüreğimle temin ederim. Kim bilir belki bir gün seni temin etmeye ihtiyaç hasıl olmaz? Zamanın bize öğrettiklerinin ışığında elbette payımıza düşen nice hikmetler vardır. Bu hikmetlerin derinliğine vakıf olacağımız ana şükürler olsun.

Yorumlar

Popüler Yayınlar