GÖLGENİ EKSİK ETME

Diyarbakır-İstanbul Uçağı, Yine Gökyüzünde

22:20, 26 Haziran 2021

Yine cevapsız bir mektuptan sonra sana yine yerden kilometrelerce yükseklerden, gökten yazıyorum. Uçak kalkmazdan biraz evvel beni yoklamayışına şaşırdım mı desem bir garip mi oldum desem... Bir şeyler şöyle cuk diye yüreğime oturdu. Derin bir yalnızlığın içinde kayboldum hissiyle doldum. Şu hayatta bir ben bir de Rabbim varmış da başka da her nevi mahluk ile alakam yokmuş gibi... Bir an dahi buna, beni yoklamayışına, içerledim vehmine kapılmayasın sakın. O derin boşlukta adeta varlığına tutunurcasına tuşları tıkladım telaşla. Unutulmuş varlığımı sana hatırlatma çabası  içerisinde debelenir gördüm kendimi. Neyse ki hemen cevap yazdın. Yazdın ve içimin tüm lambaları aydınlandı. Gölgeni eksik etme üstümden olur mu...


Seni içimde öyle büyüttüm ki içimin her tarafını kapladın. Gayrine yer kalmadı. Sevgin içimde küçücük bir kız çocuğu gibi boy atmış. Kızın kolları yaprak yaprak. Dudaklarında mis kokulu bir gül  tomurcuğu. Saçları ipil ipil yağmur damlası. Gözleri aydan iki parça. Kolları incecik sarmaşık dalı. Söyler misin bana şimdi ne hakkın var tazecik gül fidanını üzmeye? Onu darlayıp bunaltmaya, yüklenip yüklenip küçümsemeye? Yatak sert ve çetinse akan su ne yapsın yolunu uzatmaktan başka? Yine de menziline varmış olmaz mı böyle yaparsa, akmaktan maksat menzile varmaksa eğer?

Etme!

Zira gölgen eksilir, sen eksilirsin. Sen eksilince içim eksilir. Oysa hayat çoğalmak üzeredir. Eksilirsek geriye bizden, yazmaya azmettiğimiz hikayemizden ne kalır? Çoğal sevgilim... 

Yorumlar

Popüler Yayınlar